Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği
Sitemize Hoşgeldiniz. Bugün : 09/09/2010
Ana Sayfam Yap |Favorilerime Ekle | İletişim


Prof. Dr. Nurgün Kandemir

Esnek İnsülin Tedavisi ve Evde Kan Şekeri İzlemi
Prof. Dr.İlknur Arslanoğlu

Ergenlik Dönemi ve Değerlendirilmesi
Prof. Dr. Yaşar Cesur

RAŞİTİZM
Editörden-Doç. Dr. Bumin Dündar

Sağlıkta İnternetin Önemi ve Derneğimiz Web Sitesi



Prof. Dr. Oya Ercan
ÇOCUKTA ŞİŞMANLIK (OBEZİTE)

31 Ocak 2010 Pazar 10:19 ( 1032 defa okundu)

Şişmanlık yetişkinlerde olduğu gibi çocukluk çağında da karşımıza çıkan önemli bir sorundur. Bir çocukta şişmanlığın bulunup bulunmadığı iki şekilde anlaşılabilir: Ya çocuğun ağırlığı, ya da ağırlığın metre cinsinden boyun karesine bölünmesi ile elde edilen “beden kitle indeksi” esas alınır.Birinci durumda ağırlık eğrilerinden yararlanılır ve çocuğun ağırlığının, yaşına göre normal kabul edilen değerlerin en üst sınırını aşıp aşmadığına bakılır.İkinci durumda ise elde edilen değer yaşa ve cinse göre yorumlanır.Burada erişkinden farklı bir durum olduğunu belirtmek gerekir.Örneğin,erişkinde beden kitle indeksinin 25’in üzerinde olması “kilolu olma”,30’un üzerinde olması ise “şişman olma” şeklinde tanımlanır. Oysa çocukta bu sınır değerler yaşa ve cinse göre farklılık göstermektedir.

Gerek eğrileri kullanarak,gereksebeden kitle indeksini hesaplayarak bir çocuğun normal kiloda ya da kilolu veya şişman olduğunu belirleyebiliriz.“Kilolu” olma şişmanlıktan önceki dönemi yansıtmakta olup,her şişman çocuk muhakkak ki önce kilolu,sonra şişman olacaktır.

Günümüzde çocukluk çağı obezitesinin en önemli iki nedeni gereğinden fazla ve yanlış beslenme ve yeterince hareket etmemedir. Ancak şişman bir çocukta bu sonuca varmadan bazı değerlendirilmelerin yapılması gerekmektedir.Hormon hastalıkları şişmanlığın önde gelen sebebi olmamakla birlikte,şişman çocuklarda bu hastalıkların araştırılması gerekir.Diğer yandan,son yıllarda “monogenik obezite” denilen ve belli bir gendeki farklılığın (ki buna mutasyon diyoruz) nadiren de olsa ağır şişmanlık sebebi olduğugösterilmiştir.Burada özellikle doyduğumuzu hissetmemizi sağlayan “leptin” denilen hormon ön plana çıkmaktadır. Bu hormonun hiç olmaması çok nadir bir durumdur,ama şişmanlıkta doyma hissini sağlayan bu hormona direnç gelişmesi nispeten sık görülür.

Şişman olgularımızdan pek çoğunun anne-babası çocuklarının yedikten kısa bir süre sonra tekrar acıktıklarını söylediklerini belirtebiliyorlar. Bu durumda belki doyma hissini sağlayan hormonakarşı direnç gelişmiş olduğu düşünülebilir.

Yine şişman çocukların anne ve babalarını düşündüren bir diğer konu da çocuklarının diğer çocuklardan fazla yemedikleri halde neden şişman olduklarıdır. Konu detaylı olarak incelendiğinde belki gözden kaçan bazı noktaların olduğu, ailenin beslenme konusunda yanlış bilgileri olabildiği ya da yenilen miktarı doğru değerlendirilemediği ortaya çıkabilir. Diğer taraftan bu bağlamda genetik faktörler de göz ardı edilemez. Maalesef bazı çocuklarda şişmanlığa eğilim bulunabilir.

Diğer taraftan şişmanlığın neden olduğu kadar,nelere yol açtığı da önemlidir.Çocuklarda şişmanlık tansiyon yüksekliğine,kolesterol ve trigliserid değerlerinde değişikliklere , karaciğer yağlanmasına ve şeker ve insulin yüksekliklerine yol açmaktadır. Normalde kanda şeker ve insulin değerleri arasında belli bir ilişki vardır. Bu ilişki bozulduğunda insulin direncinin geliştiğinden söz edilir ki, eğer tedbir alınmazsa bu bulgu, şişmanlığa bağlı olarak gelişen ve Tip II diabet dediğimiz şeker hastalığının başlangıç döneminin yansıması olabilir.

Anlaşılabileceği gibi ,çocukta şişmanlık sadece bir estetik sorun olmayıp bir sağlık sorunu haline gelebilir. Bu neden ile gerekli araştırmalar yapılıp bir hastalığın saptanmamış olması halinde, tedavi için, beslenme her çocuğun kendi bireysel koşullarına göre düzenlenir.

Hekimin yaptığı düzenleme ancak çocukla birlikte anne-babanın ve çocuğunbeslenmesi ve bakımı ile ilgili diğer kişilerin de katılımı ile yarar sağlar. Diğer taraftan çocuğun fiziksel aktivitesinin arttırılması bu düzenlemeden görülecek yararın en üst düzeye çıkmasını mümkün kılar.

Prof. Dr. Oya Ercan

İstanbul Üniversitesi

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı


YORUMLAR

Henüz Yorum Yapılmamış

Online:7|Bugun:175|Bu hafta:3169|Bu ay:4282|Toplam Ziyaretci:202142|Toplam Hit:451256
Ana Sayfa | Hakkımızda | İletişim | Yasal Uyarı | RSS | Web Grubu
2006-2010 © Tüm Hakları Saklıdır
Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği